GÜVERCİN VE SAN'AT

SANAT ELEŞTİRMENİ GÜVERCİNLER

Japonya'da bilim adamları, güvercinleri resimler konusunda eğitmeyi başardı.
Güvercinler, kuş yemi karşılığında tablolar için "iyi" veya "kötü" değerlendirmesi yapabiliyor.

Başkent Tokyo'daki Keio Üniversitesi'nden bilim adamları, güvercinlerin resimlerdeki renk, motif ve dokuları ayırabildiklerini ve bu konuda eğitilebildiklerini ortaya çıkardı. Araştırmanın birinci safhasında, özel bir odaya yerleştirilen 4 güvercine, ilkokul öğrencilerinin suluboya ve pastel resimlerinin yer aldığı bir bilgisayar ekranı gösterildi. Biri gerçek bir sanat eleştirmeni 11 yetişkinin, daha önce iyi ve kötü olarak iki sınıfa ayırdığı resimlerde kriter olarak 'temiz' ve 'canlı' renkler içermeleri belirlendi.

Yetişkinlerin "iyi" olarak seçtikleri resimleri, güvercinlerin de gagaladıkları, bu sayede kuşyemi ödülünü kazandıkları görüldü. Kötü resimlere ise yemek ödülü verilmedi. Defalarca aynı eğitimden geçirilen 4 güvercinin bir süre sonra farklı resimleri de iyi ve kötü olarak ayırabildikleri tespit edildi.

Keio Üniversitesi'nden profesör Shigeru Watanabe, "Bu araştırma, yüksek kaliteli artistik tablolar için geçerli değil tabi ki. Ancak gördük ki, güvercinlerin sanat eserlerine bakış açısı ve değerlendirme kabiliyetleri temel konularda insanlarınkine benziyor" yorumunu yaptı.

Peki güvercinler ile insan psikolojisi arasında bir ilişki-benzeşim kurulabilir mi? Bu, iyice çizmeyi aşmak olurdu herhalde.

* * *

Psikolog ve psikiyatrların, - belki de hepimizin - sık karşılaştığı bir sorudur: İnsan bu yaştan sonra değişir mi? Daha geçenlerde bir danışanım da bana sordu:"Bu yaşa gelmişim, değişilir mi?" Hem de henüz daha 25 yaşında biriydi!

Peki şimdi insanları bırakıp, aynı soruyu güvercinler için soralım: Bir güvercin değişir mi? Hatta soruyu daha da spesifik bir hale getirelim: Bu yaşa kadar sanattan nasibini almamış bir güvercin, sanattan anlar hale gelebilir mi?

* * *

1995 yılında, Tokyo'daki Keio Üniversitesi'nden Shigeru Watanabe ve arkadaşları bir araştırma başlattı. Araştırma sorusu şuydu: Acaba güvercinlere, sanat eserlerini ayırt etmek öğretilebilir mi? Zihinlerinde bu soruyla, Watanabe ve arkadaşları güvercinler üzerinde çalışmaya başladı.

İlkin, ellerindeki güvercinleri 2 gruba ayırdılar ve her iki gruba da, kübist ve empresyonist akımdan ünlü ressamların çeşitli resimlerini gösterdiler. Güvercinler, gagalama alışkanlığı olan canlılardır; karşılarına çıkan hemen her şeyi gagalarlar. Onlara gösterilen resimlere de aynı şeyi yaptılar; çıkan her resmi gagaladılar. Yalnız, araştırmacılar şöyle bir yol tuttular: Birinci gruptakilere, kübist resimleri, örneğin Picasso'nun resimlerini gagaladıklarında yiyecek (buğday tanesi) verdiler, empresyonist akıma ait resimleri gagaladıklarında ise hiçbir şey vermediler. İkinci gruptakilere ise tam tersini uyguladılar; bu güvercinlere empresyonist resimleri, örneğin Monet'nin resimlerini gagaladıklarında yiyecek verdiler, kübist akıma ait resimleri gagaladıklarında ise yiyecek vermediler.

Bu uygulamayı bir süre yürüttüler ve sonra bir ara verdiler. Bu aranın ardından güvercinlere resimleri tekrar gösterdiler. Ama bu sefer, yiyecek verme veya vermeme gibi bir durum yoktu. Güvercinlere, çalışmanın ilk bölümündeki Picasso'nun kübist ve Monet'nin empresyonist resimlerini tekrar ve karışık olarak sadece resimleri gösterdiler ve hangilerini gagalayıp hangilerini gagalamadıklarına baktılar. Şöyle bir durum ortaya çıktı. Birinci gruptakiler, sadece Picasso'nun resimlerine uzanıp gagalarken, Monet'nin resimleri karşısında hareketsiz kaldılar. İkinci gruptakilerde ise tam tersi bir sonuç gerçekleşti; bu güvercinler Picasso'nun resimleri karşısında tepkisiz kalırken, Monet'nin tablolarıyla karşılaştıklarında resme uzanıp gaga vurdular.

Yani, bu çalışma sonucunda, güvercinler, gösterilen tablolar arasında, Picasso ve Monet'in tablolarını ayırt etmeyi öğrendiler.

Ama, daha sonra ilginç başka şeyler de gerçekleşti. Birincisi, güvercinler sadece eğitim sırasında kendilerine gösterilen tabloları ayırt etmekle kalmayıp, hiç karşılaşmadıkları Picasso ve Monet tablolarını da ayırt edebilir hale geldiler!! Ve şimdi ikinci ve daha şaşırtıcı sonuç geliyor: Güvercinlere, şimdiye kadar hiç görmedikleri Picasso ve Monet dışındaki diğer kübist ve empresyonist ressamların tabloları sunulduğunda, bunları da ayırt etmeyi başardılar!!!

Sonuç: Şimdiye kadarki yaşamlarında, ne Picasso'nun P'sini ne Monet'nin M'sini işitmemiş, kübizm veya empresyonizm ile hiçbir ilişkisi olmamış, yani sanattan hiç nasiplenmemiş güvercinler, bunları ayırt etmeyi öğrendiler.